Alzheimer nedir?

Alzheimer hastalığı, günlük yaşamsal etkinliklerde azalma ve kazanılmış yeteneklerde bozulma, nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejenaratif bir hastalıktır.

Çok dikkat çekici, erken semptomlardan biri hafıza kaybıdır. Bu hafıza kaybı, geçmiş hafızanın korunduğu, hastalığın ilerlemesi ile birlikte sıklıkla telaffuz edilmeye başlanan küçük unutkanlıkların başlaması şeklindedir. Bozukluğun ilerlemesi ile kazanılmış yeteneklerdeki kayıp, dil alanlarında, beceri gerektiren hareketlerde ve tanıma fonksiyonlarında bozulma göstermeye başlar.

Altta yatan patolojik sürecin yansıması olarak limbik sistem ile frontal ve temporal loblar arasındaki bağlantılarda kopmalar olur. Patolojik süreç temporoparietal korteksin yoğun bir şekilde tutulduğu fakat frontal lobuda etkileyen amiloid plak ve nörofibriler yumaklarla karakterize inflamatuvar cevabın birlikteliğinde nöron kaybı ve atrofisini içerir.

Hastalığın kesin nedeni bilinmemektedir. Genetik faktörlerin etken olduğu düşünülmektedir. Erken başlangıçlı alzheimer hastaları ve az sayıdaki ailesel vakalarda üç farklı gende dominant mutasyon tespit edilmiştir. Daha sık görülen geç başlangıçlı alzheimer hastalarında Apoe'nin duyarlılık genlerinden biri olduğu doğrulanmıştır. Bu hastalığı ilk olarak Alois Alzheimer tanımlamıştır.

Alzheimer önlenebilir mi?

Hemen belirtmek gerekir ki alzheimer hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Ancak tedavi konusundaki çalışma ve gelişmelerde durum karamsar değildir. 1990'ların sonundan itibaren hastalığın tedavisinde kullanılan 4 önemli ilaç piyasaya çıkmıştır. Bu ilaçlar erken dönemde kullanıma başlanırsa etkili olmaktadır. İlaçların esas etkisi bellek fonksiyonlarının kuvvetlendirilmesidir.

Bugün ülkemizde yaklaşık 500 bin civarında Alzheimer hastası belirtilen ilaçları kullanarak tedavilerini sürdürmektedirler.  Son yıllarda yaşam tarzının, metabolizmanın, zihinsel ve fiziksel egzersizlerin düzenli ve sürekli uygulandığında hastalığın başlangıç yaşının yıllarca geciktirilebildiği gösterilmiştir. Erken sakin bir yaşama geçmek ve buna eklenen hipertansiyon, aşikar veya gizli kan şekeri oynamaları zihinsel egzersizlerden uzak kalmak ise başlangıç yaşını 50 hatta 40’lı yaşlara kadar indirebilir.

Alzheimerın sebepleri ve tedavisi

Alzheimer hastalığının sebebini artık biliyoruz. Beyinde bildiğimiz birkaç adet ve belki de henüz bilmediğimiz birkaç adet daha olmak üzere bir dizi proteinin birikmesi neticesinde oluşan beyin hücre ölümü hastalığın gelişimine neden oluyor. Bugün ölen hücrelerin iletişim için kullandıkları eksik maddeleri yerine koyabiliyoruz.

Kısmen de başarılıyız. Ancak esas hedef hücre ölümünü önlemek ve proteinlerin ortamda birikmesini durdurmak veya temizlenmesini sağlamak olacaktır. Biriken proteinlerden en önemlisi “Amyloid beta”nın ortamdan temizlenmesi için 2000’li yıllarda Alzheimer aşısı projesi hayata geçirilmiştir. Burada amaç bu proteini kendi bağışıklık sistemimize tanıtarak ortadan kaldırmaktı.

Bu program bu temizlik amacında başarılı oldu ancak hemen vurgulanması gereken konu ileri aşama hastalar için aşı yarar sağlamıyor ve orta ve ileri evre hasta çalışmaları durduruldu. 2012 yılı yaz aylarında başlayan 3 büyük çalışmada aşı çok genç ve risk yüksek bireylerde uygulanıyor. Bu çalışmalar başarılı olursa önümüzdeki 10 yıl içinde kullanıma sunulabilecektir.

Dış bağlantılar

Alzheimer hakkında detaylı bilgi

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç